"ofis hayalcinin karagün dostudur..."
İnsan ırkının Adem ile Havva’dan türediğini yazar bütün kutsal kitaplar. Peki bu kavramın gerçekte neyi temsil ettiği hiç düşünülmüş müdür acaba?.. Yeri geldi, sadece önüne bakmaktan kendi ayak uçlarından ötesini göremeyen bazı insanlar aynı ana babadan doğanların üreyip bir ırk oluşturması doktrinini ahlak dışı bile buldular. O insanlar ki, kafalarını birazcık kaldırıp karşılarındaki sonsuz ufka bakabilselerdi orada bütün dinlerin tüm insanlığa sunmuş olduğu tek ve en anlamlı mesajı görürlerdi;
‘Ey insanlar! Hepiniz kardeşsiniz.’
O zaman, ne düşmanlık olurdu ne de kavgalar ve kimsenin kazanamadığı savaşlar.
Bizler birkaç başı hülyalı insan, sanal bir alemde karşılaşıp dost olduk. Baktık aynı dilden İnsan’ca konuşuyoruz ve aynı yöne gidiyoruz. Gördüğümüz diğer rüyaların yanına insanlığın kardeş olduğu bir dünyanın hayalini de katıp bu kez beraberce düştük yollara. Gide gide bir ofise vardık. Orada durup birliğimizi, birlikteliğimizi geliştirmeye karar verdik. Önce zannettik ki bir tek biziz böyle düşünen ama sonra bir de baktık bizim gibi olan, bizden olan ve rüyalarının peşinden giden başkaları da var bu alemde. Şimdi onları da alarak aramıza her geçen gün çoğalıyoruz, sesimiz daha gür çıkıyor ve hayallerin elbet bir gün gerçek olacağına inancımızla ibadet ediyoruz hevesle.
Hedefimiz güç değil ama birlikten doğacak olan enerji. Bu yüzden de hep parlayacak, kardeşliğin yenileyen ve sürekli üreten gücüyle tetiklenerek, yeni enerjiler açığa çıkaracağız. Bu hayal, hem görmeye hem de gerçekleştirmek için sonuna kadar çalışmaya değer diye düşünüyoruz. Aynı hayali görüyorsanız, görmek istiyorsanız veya ‘Ah! Keşke..’ diyorsanız, hoş geldiniz. Forum... 
|
|
Devamını oku...
|
|
Kırık Bir Öykü
Monoton, rutin, tekdüze, sıradan... Ne varsa sayılabilecek işte öyle günlerden biriydi yine, ta ki santraldeki kızın telefonunuz var demesine kadar. ‘Kimmiş?’ soruma ‘Eski bir arkadaşınızmış’ cevabını almıştım Allah Allah kim olabilirdi ki eski bir arkadaş. Arkadaşlarımla özellikle de eski olanlarla bağlarımı hiç koparmamıştım çünkü. "Merhaba" derken daha, üşüşmüştü anılar, sorular… Ama tanımazlıktan gelerek, “Pardon, alamadım sesinizi" numarasına yatmıştım bile. "Hani çok eskilerden" diye başlayıp hatırlatmaya çalışmıştı kendini. Unutulmayanlar hatırlanmazdı ki; zaten hep vardı ama O bilmiyordu ki... dehen |
|
Devamını oku...
|
|
|
Kerem Gibi

’Işığı yakacak olan sensin Paulo. Başkasından bekleme. Bu, yaradılışında seninle var olan şeydir.’’ ’İçinde… En saklı yerindedir o güç ve seni en zor gününde yine o aydınlatacaktır. Yeter ki Paulo, buna sen de inan.”
Ne çabuk geçmişti on beş gün… Hakkında varılan karar buydu demek ki… Yine gizli kapılar ardında.. Ona sorulmadan varılan bu çözüm biçimlerini kabul etmemeli miydi?
Yoksa seçtiği inanç yoluna bir şans daha verip, o ülkeye… Türkiye’ye gitmeli miydi?.. Paulo karar veremiyordu!.. asia |
|
Devamını oku...
|
|
|
|